-ASART
-2009 Astronomi Yılı
-2009 Gök Olayları
-Popüler Astronomi
-Haberler
-Anasayfa

 

 
 

 

JÜPİTER

Adını Roma tanrılarının en büyüğü olan Jüpiter’den alır ve Güneş Sistemi’nin en büyük gezegenidir. Öyleki güneşin kütle çekim etkisine bütün sistemi etrafına toplamamasının en büyük nedeni sisteminde en büyük üyesi olan jüpiterdir. Jüpiter, Güneş Sistemi’ndeki bütün gezegenlerin kütlelerinin toplamından 2,5 kat; Dünya’nın kütlesinden 318 kat daha büyük bir kütleye sahiptir. Ekvator çapı 142 800 km olmasına karşın kutuplar arası mesafesi 133 500 km’dir. Bu da bize dünya gibi kutuplardan basık ekvatordan şişkin olduğunu gösterir. Jüpiter Güneşe 778.300.000 km uzaklıktadır ve Güneş’e uzaklığıyla 5. sırada yer alır.   

Jüpiter Güneş etrafındaki dönüşünü 11,9 yılda tamamlar. Kendi ekseni etrafındaki dönüşü 2 kısımda incelenir. Bunlar ‘Sistem 1’ ve ‘Sistem 2’dir. Sistem 1, Gezegenin ekvator bölgelerin dönüş süresine; Sistem 2 ise kutup bölgelerinin dönüş süresine verilen addır. Sistem 1, 9 saat 50 dakika 30.003 saniye, Sistem 2 ise 9 saat 55 dakika 40.630 saniyedir.

Jüpiter’in dolanımı ile içinin metalik hidrojen yapısı, Dünya’nın erimiş demir çekirdeğinden daha büyük bir manyetik alana sahip olmasını sağlar. Jüpiter’in manyetik alanı Dünya’nın manyetik alnından 19.000 kez daha güçlüdür ve aynı zamanda Jüpiter, Güneş sisteminin en büyük manyetik alanına sahip olan gezegendir.

Gezegenin, güneş bulutsusu yapısına benzer kalın karmaşık bir atmosfer katmanı vardır. Atmosferinde yatay ve dikey doğrultularda satte 500 km hıza ulaşabilen güçlü rüzgârlar gözlenebilir.

Jüpiter’in fiziksel özelliklerine bakıldığında; suyun 1,33 katı yoğunluğa, akışkan yapısı ve kendi ekseni etrafında dönüş hızının fazla olması nedeniyle de elips görünüme sahip olduğu görülür. Albedo’sunun (yüzeyine düşen ışığı yansıtma oranı) 0,52 olması nedeniyle üzerine düşen Güneş ışığının yarsından fazlasını görünür şekilde yansıtmaktadır. Fakat bununla beraber Güneş’ten gelen kızılötesi ışınların enerjisinin 2,3 katına yakın bir kısmını etrafa yayar.

Yakın bir zamana kadar,  Güneş Sistemi’nde halkalı yapıda olan tek gezegenin Satürn olduğu görüşü kabul ediliyordu. Fakat günümüzde Jüpiter’in de halkalı yapıda olduğu araştırmalar sonucu kabul edildi. Jüpiter’in halkası Satürn halkasıyla oldukça farklı bir yapıya sahiptir ve Satürn halkası kadar net gözlenemez. Çünkü Jüpiter’in halkası siliktir, kütlesi düşüktür ve güneş ışığını iyi yansıtamaz. Halka yüzeyinin albedosu 0,05 derecesindedir ve bu yüzden karanlık görünürler.        

Jüpiter’in bilinen 63 doğal uydusu vardır. Galileo Galilei 1600 lü yılların başında basit bir teleskopla Jüpiter’in en büyük 4 uydusunu keşfetmiştir. Bunlar: İo, Europa, Ganymede, Callisto’dur. Galileo Galilei’nin bu uyduları keşfetmesiyle ilk defa başka bir gezegenin de uyduya sahip olduğu gözlenmiştir. Bu uydulara galilei uydularıda denir.

İo: Galileo Galilei’nin bulduğu 4 büyük uydunun Jüpiter’in yörüngesinde en içte bulunanıdır. Güneş Sistemi içinde devamlı gazlar ve lavlar püskürten yanardağlar bulunan tek uydudur.


Europa: Jüpiter’in 2.uydusu olarak adlandırılmasının nedeni, gezegene yakınlık açısından 2. sırada olmasıdır. Üzerinde Dünya’dan daha büyük okyanuslara sahip olabileceği ve aynı zamanda hayat olabileceği görüşü vardır.


Ganymede: Jüpiter’e yakınlık bakımından 3. sıradadır. Ganymede hem Jüpiter’in hem de Güneş Sistemi’nin en büyük uydusudur ve büyüklüğü Merkür gezegeninden bile daha fazladır.


Callisto: Yüzeyi son 4 yılda hiç değişmeyen Callisto, Jüpiter’in 2. , Güneş Sistemi’nin 3. en büyük uydusudur. Galilei uydularının sonuncusu olup gezegene en uzak yörüngede bulunanıdır.

 

 
  Anasayfa