-ASART
-2009 Astronomi Yılı
-2009 Gök Olayları
-Popüler Astronomi
-Haberler
-Anasayfa

 

 
 

 

MARS

Eski adı Merih, Türkçesi  Sakıttır. Eski Roma'daki savaş tanrısı Mars'tan gelmektedir (Bu Tanrı Eski Yunan Mitolojisinde Ares'e karşılık gelir) Literatürde kullanılan bir diğer ismi de Kızıl Gezegen'dir. Gece temiz bir havada basit bir teleskopla kırmızılığı görülebilir.

Güneş sistemimizin dördüncü gezegenidir. Sistemin sıralamasında dünyadan sonra gelir.
Bir çok özelliği ile yere en çok benzeyen gezegendir. güneş etrafında 687 ve  kendi etrafında 24,6 yer gününde döner. Çekirdeği katıdır. İç yapısından kaynaklanan manyetik alan yoktur. Yüzeyinde çok sayıda krater bulunur. Metalin demirle oksitlenmesiyle (paslanma) kırmızı renkte gözükür.

 İnce bir atmosferi olan karasal gezegen Mars'ın yüzey şekilleri, Dünya 'daki volkanlar, vadiler ve çöllerle benzerlik göstermektedir. Olimpus Dağı, mars yüzeyindeki bilinen en yüksek dağdır. En büyük kanyonu iseValles Marineris'dir. Mars'ın coğrafik yapısı dışında, dönüş periodları ve mevsim döngüleri de Dünya'ya benzemektedir. 
Mars yere göre daha küçük karasal bir gezegen olmasına karşın diğer gezegenlere nisbeten daha kolay gözlenebilmektedir.
Mars’ın karşı-konuma geçmesi izlenmesini daha kolaylaştırır. Ayrıca atmosferinin inceliği hemen hemen bulutsuz olması yüzey şekillerinin Yer’den gözlenebilmesini sağlamaktadır.



Bize en yakın gezegen olması diğer gezegenlere oranla hızlı ulaşım sağlanması ve dünyaya çok benzemesi aracılığıyla Mars‘ın keşfi hep önemli olmuştur. Hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için uzay arçları gönderilmiştir. Bunlar: Phoenix (uzaygemisi), Mars Odyssey, Mars Express ve Mars Reconnaissance Orbiter'dir. Dünya dışındaki tüm gezegenler içinde bu en yüksek rakamdır. Yani en çok Mars'a gönderilmiş.
NASA’nın Mars’ta bilimsel araştırmalarını sürdüren Phoenix uzay aracı, Kızıl Gezegen’in yüzey tabakasının altındaki kaya gibi sert buz katmanını başarıyla delerek, robot kol kepçesiyle buz ve donmuş toprak numunesi topladı.

İki uydusu vardır. Bunlar Phobos ve Deimos nasıl oluştukları bilinmemekle beraber, Mars'ın kütle çekim alanına kapılmış asteroitler oldukları düşünülmektedir.
Gel-git etkileri yüzünden, tıpkı Dünya ve Ay gibi her iki uydunun da yalnız bir yüzü Mars'a dönüktür. Phobos Mars'ın çevresinde Mars'ın kendi ekseni etrafında döndüğünden daha hızlı döndüğü için yörüngesi giderek küçülmektedir. Bu nedenle ileriki bir tarihte Phobos Mars'a çarpacaktır. Buna karşın, Deimos Mars'tan yeterince uzakta olduğu için, yörüngesi giderek büyümektedir. Bu iki uydununda yüzeyleri kraterlele kaplıdır.

 

 
  Anasayfa